22. 12. 09 Yağmur hendeklerinin yapımında çalışacak mini ekskavatör operatörü ve işçilerin daha önce böyle bir işte çalışmadıkları için yapacakları işin neye benzemesi gerektiğini görmeleri amacıyla kazma kürek kullanarak iki ayrı boyda hendek örneği kazıldı (Mustafa – Erkan)
23. 12. 09 Üst toprağın sıyrılacağı alanın sınırları arazi üzerinde işaretlendi. Daha önce anlaştığımız hafriyat firmasından bir adet JCB kazı yapılacak ve gölet duvarının altında kalacak alandaki üst toprağı (nebati toprak) sıyırıp alanın iki ucunda belirlediğimiz yerlere yığma işlemine başladı. Aynı alanda bulunan birkaç pırnal meşesi ve yabani armut ağacı çıkarıldı. Gölet alanıyla cevizlik ve orman yolunun birleştiği yerden, komşunun arazisine girebilmesi için giriş açıldı (Mustafa – Erkan)
24. 12. 09 Üst toprağın sıyrılması işine devam edildi. Gölet duvarının temeli niteliğindeki kama yatağının (keyway) kazılacağı yer arazi üzerinde belirlenip işaretlendi ve kazıya başlandı. Bir sonraki gün çalışmaya başlayacak buldozer sahibini, arazinin ormanla bir bağlantısı olmadığı konusunda ikna etmek için Bayındır’daki bölge şefi ziyaret edildi ve alanın orman olmadığının teyidi alındı ve araziye dönüldü.
25. 12. 09 Buldozer söz verdiği halde gelmeyince JCB ve silindir çalışmak zorunda kaldı. Gün sonuna kadar nebati toprağın sıyrılması, kama yatağının açılıp 30 santimlik tabakalar halinde serilip silindirle sıkıştırılarak tamamen kapatılması işlemi tamamlandı ve gölet haznesinin kazılmasına başlandı.

26. 12. 09 Bütün araştırmalarımıza rağmen buldozer bulunamayınca JCB, silindire tek başına malzeme yetiştiremediğinden silindir ve JCB bir gün boyunca çalıştırılmadan bekletildi (silindir saatlik değil de günlük ücret aldığı için). Gün içinde hem Savranoğlu Hafriyat hem de Koyuncuoğlu Hafriyat üzerinden buldozer araştırması yapıldı. Uygun buldozer bulamayınca 16 tonluk paletli ekskavatörle anlaşıldı ve öğleden sonra kamyonla getirilerek çalışmaya başladı. Silindirin yokluğunda duvarın sıkıştırılması işini yerine getirdi.
27. 12. 09 JCB, silindir ve ekskavatör göletin kazımını ve gölet duvarının çıkan malzemeyle sıkıştırılarak inşasına devam ettiler. Ara ara yağan yağmur işimizi yavaşlatsa da tamamen engellemedi. Bugün içinde göleti bitirmeyi planlamış olmamıza rağmen yağmurun olumsuz etkisinin üzerine JCB’nin de lastiğinin patlaması planımızı altüst etti.

28.12.09 Silindiri bütçemizin elverdiğinden bir gün daha fazla çalıştırmış olduğumuz için gölet duvarı tamamlanmamış olmasına rağmen sıkıştırma işini paletli ekskavatöre yaptırma kararı alarak JCB ve ekskavatörle çalıştık. Fakat bugün de hava koşulları aleyhimizeydi. Önce aralıklarla yağan yağmur öğleden sonra şiddetli yağmur ve doluya dönünce önce JCB’nin sonra da ekskavatörün çalışması neredeyse imkansız hale geldi. Gölet haznesinden sıyrılan malzeme de iyice çamur olduğundan paletli makine ile bile sıkıştırılamaz hale geldi. Bu koşullarda makinelerin performansları da iyice düştüğünden mesai sonunu beklemeden paydos ettik.
Yağmurun tek olumlu yani, göleti besleyeceğini umduğumuz yangın şeridi üzerinden gelen yağmur suyunun beklentilerimizi boşa çıkarmayacağını göstermesi oldu.
03.01.10 31 Aralık’ta gittiğimiz İstanbul’dan akşam 7.30 uçağıyla dönüp trenle Karpuzlu’ya, oradan da Mete’nin çiftliğine bıraktığımız arabayı alarak geç saatte köye vardık. Sobayı bile yakmadan yattık.
04.01.10 Havanın birkaç gün yağışsız gideceği tahminlerine dayanarak döndüğümüz İstanbul’dan ve havasından koparak göleti tamamlamaya odaklandık tekrar. Öncelikle kazının ve bent duvarının tamamlanması için gölette biriken suyu boşaltmamız gerekiyordu. Bu iş için kullanacağımız dalgıç pompayı almak için Çağrı’nın işyerine gittik. Köye dönerken Savranoğlu’nu ve ekskavatörcü Adem Usta’yı aradık ve yarın sabah başlamak üzere anlaştık. Hatta hava kararmadan Adem Usta kamyona yüklediği makineyi evin önüne park etti. Biz de suyu boşaltmak üzere pompayı yerleştirip çalıştırdık. Göletin dibinde az bir şey gibi görünen suyu boşaltmak, dakikada 250 lt. basan pompayla yaklaşık 6 saat sürdü. Buna göre, 360 X 250 = 90 ton su birikmiş.
05.01.10 Sabah saat 8’de JCB ile gelen Hasan Usta’yla beraber çalışmaya başlandı. Yağmursuz geçen 3-4 güne rağmen son gün duvara yığılan çamur kurumamıştı ve paletli makineyle sıkışacak kıvamda değildi. Kazıyla çıkarılan görece kuru malzemeyle duvarı yükseltmeye devam ettik. Bir yandan da JCB ile tabandaki çamuru boşalttık. Taşma savağının olduğu yere küçük çaplı bir kama yatağı açtırıp içine taş doldurup iyice sıkıştırdık. Savaktan taşacak suyun cevizlerdeki yağmur hendeğine geçeceği yolun üzerine de yine taş serdirip sıkıştırdık. Bu yolu keserek komşu araziye ulaşım sağlayan yolu da tamamladık. Duvarın üzerine de ilk gün araziden sıyrılan nebati toprağı serdirdik. Yangın şeridinden gelen suyun getirdiği tortuyu gölete taşımaması için iki aşamalı silt tuzağı yaptık. Biri yangın şeridinin üst kısmında, oradan taşan su çayırlık alandan geçerek ikinci tuzağa dolacak, bundan taşan da orman yolunu dikine keserek açıp içini taşla doldurup sıkıştırdığımız geniş kanaldan geçerek gölete boşalacak.
Son olarak da operatörlerimizle hatıra fotoğrafı çektirdik.

06.01.10 Dün akşam hava kararmak, soğuk iliğe işlemek üzereyken bir an önce eve ulaşıp sobanın yamacında gevşeme telaşıyla Mustafa gözlüğünü nivoyla birlikte katlayıp kırdığı için bugün İzmir’e gittik gözlük yaptırmaya. İyi de oldu. Selenlerde kahvaltı yaptık. Yıkanıp rahatlayıp akşam da proje, enstitü, köy, planlama, iş bölümü vs. uzun uzun konuşuldu.
07.01.10 Proje verilerinin dijital ortamda saklanıp korunabilmesi için bir adet 500 GB’lık hard disk (taşınabilir bellek) ve görüntü kaydı için 5 adet kaset alındı. Sabahtan beri haber beklediğimiz mini ekskavatörcünün köye doğru yola çıktığını öğrenince biz de hemen köye döndük. Karşı kirazlıkta kazma kürekle örnek olarak yaptığımız yağmur hendeklerini gösterip birkaç metre deneme kazısı yaptırdık. Yöntemi belirleyip yarın sabah erkenden buluşmak üzere ayrıldık.
08.01.10 Sabah pek erken başlayamadık. Geldiklerinde saat neredeyse 9.30’du. Fakat iş umduğumuzdan hızlı gidiyordu. Karşı kirazlıktaki üç hattan oluşan 193 m. hendek yaklaşık 3 saatte açıldı. İlk günün sonunda karşı kirazlık, tam bodurların altı ve yarı bodurların yarısı tamamlandı.
Operatör İrfan Usta’yı köyüne (Çoban İsa) bırakmak yaklaşık git gel iki saat sürdü (102 km).

09.01.10 İkinci gün yarı bodurlar tamamlandıktan sonra hava yağacakmış gibi durduğundan yağışta üzerinden daha fazla su geçen ve de göletin taşma savağın bağlanması gereken cevizlikteki hendeklerin kazımına geçildi. Burada, tahmin edildiği üzere iş oldukça yavaşladı, çünkü üst toprağın hemen altındaki katman makineyi bile zaman zaman çok zorlayacak kadar sertti. Günün sonunda cevizlerin son iki hendeği kalmıştı.
10.01.10 Bugün cevizlikteki hendekler tamamlanıp evin önündeki tek sıra hendekten sonra kuzey kirazlığa geçildi. Oradaki iki sırada da tamamlandığında saat 13.30 olmuştu. Hava iyice yağmura döndüğünden yemekten hemen sonra cevizlikteki savakları düzeltmeye gittik. Sonlara doğru yağmur iyice hızlandı ama biz işimizi bitirmiştik.



11.01.10 Hendeklerin makyajı için Abdullah ve karısı dün gelmeye söz verdikleri halde misafirleri geldiği için! gelmediler. Bugün de dün akşam yağan yağmurla ortalık çamur olduğu için gelmediler. Biz de günü ofis işleri ile ilgilenerek geçirdik.
12.01.10 Dün gece ve bu sabah erken saatte aradığım Abdullah saat 9.00 gibi arayınca gelin dedim, öğleden sonra yağış olacağı tahminine rağmen. Cevizliğin en altından başladık makyaja. Nivoyla taban yüksekliğini savaktan 30 cm düşerek belirleyip +/- 1 cm aralığında kontrol ederek ilerledik. Cevizlikteki 277 metre yağmur hendeğinin 96 metresi tamamlandığında yağmur hızlanınca işi bırakmak zorunda kaldık. Yarım günde iki işçi ve bizim desteğimizle cevizlerin yaklaşık üçte biri tamamlanmış oldu.

16.01.10 TRT ekibi geldi, çekim yapıldı.
18.01.10 Dekor Çit yarın başlıyor. Benzincinin sınırındaki eski çit direklerini söküp yeni çitin geçeceği hat üzerindeki meşelik ve fundalıkları temizledik. Sobalıkları ayırıp incelerini malç makinesinden geçirip kompostun yanına yığdık. Yağmur başlayınca bıraktık.
19.01.10 Dekor çit elemanları işe başladı. Gölet çevresinde, çitin geçeceği hattı arazi üzerinde kireçle işaretledik. Gölet alanının kapısını Şener Usta’ya sipariş ettik. Perşembeye yetiştirmeye çalışacak. 200 TL’ye anlaştık.
20.01.10 Abdullah, Nebahat, Halil İbrahim, Murat hendeklerin düzeltilmesi işine başladık tekrar. Daha az çamur olduğu için “karşı kirazlıktan” başladık. Akşama kadar buradaki üç sırayı bitirip tam bodurların altına geçtik. Aynı anda çitçiler de çalışmaya devam ettiler. Söyledikleri gibi iki günde bitiremeyeceklerini onlar da kabul etti.
21.01.10 Dünkü kadroya bir kişi daha ekleyip köyden beş kişi getirdik. Tam bodurların altından evin önüne, oradan kuzey kirazlığa, oradan da cevizlere döndüğümüzde akşam olmuştu. Bu arada çitçiler de işlerini bitirdiler. Şener Usta da kapıyı getirip yerine monte etti. Yarından itibaren yağış başlayacağı için ve uzun süre arazide çalışma imkanı olmayacağı için, Mustafa Ankara’ya, ben Söke’ye aile ziyaretine gittik. Önümüzdeki hafta içi İstanbul’a gideceğiz.
İlgili Yazılar:
Selam Yazınızı tek tek okudum,okurken işin içinde buldum kendimi bir an..:)Yağmursuyu hendekleriniz benim düşündüğüm gibi değil daha kolay ve msarafı daha azmış,ben en az 1mt.derinliğinde açıp,içlerine belli irilikte taşlAR KOYUYORDUM.. NEYSE SİZİN YÖNTEM DAHA İYİYMİŞ.. KOLAY GELSİN BAŞARILAR..:)
NOT.GÖLET ETRAFINI MUTLAKA KAFES TELLERİYLE ÇEVİRİP BİRKAÇTANEDE UYARI LEVHASI DİKİN
”Dikkat Gölete girmek tehlikeli ve yasaktır” diye.Olurya sıcaklarda bunalan birileri boğulursa gölette sizi hapisten kurtarır. küçük bir anekdot size.Çorumun Dodurga ilçesi TKİnin kömür havzasıdır,Açık ocaklar kapatılmayınca içleri yağmur suları ile doluyor uyarı levhası yok,KKafes telle çevirme hiç yok..inek güden bir çocuk sıcakta bunalınca dalaR GÖLETE..GÖLETİN TABANI BALÇIK VE ÇOCUK BOĞULARAK ÖLÜR.TKİ işletme müdürü,Savcı,Hakim ve ben okey oynuyoruz.Savcıya bir telefon geldi…ve savcı ayağa kalkarak ….bey sizi tutuklamak zorundayım dedi..