Hakkımızda

Marmariç Permakültür’e Hoşgeldiniz…

Nasıl bir araya geldik?

1999 yılında Doğal Hayatı Koruma Derneği/Vakfı bünyesinde ve Viktor Ananias danışmanlığında Beyoğlu’da açılan Nuh’un Ambarı Ekolojik Ürünler Dükkanı ve Vejetaryen Restoran zamanla bir grup insanı bir araya getiren bir odak haline geldi. Bu kişiler daha sonra Kuzguncuk Evi’ne hayat verdiler. Bu ortaklaşa yaşam deneyimi, 2003 yılında başka arkadaşların da katılımıyla İzmir’in Bayındır İlçesine bağlı Dernekli köyünün terk edilmiş Marmariç (Mersinli) mevkiine taşındı.

3 Ekim

Fotoğraf 3 Ekim 2009′da çekildi…

Kimler var?

İbrahim Murat Akhuy – Çevirmen. Gül gibi işimi bırakıp hafta sonları köyde eşelenmek üzere İzmir’e taşındım. Pişman değilim. Bilhassa avluda durmayı seviyorum, iflah olmam.

Ümit Kılıçgedik – Okur. Gül gibi köyünü bırakıp İstanbul, Cihangir’de bir cafe’de İrşad Mühendisi ve İnsan Hasadı uzmanı olarak çalışıyor.

Erkan Buğday – Okur yazarlığı mecbur kalmadıkça yoktur. 2004 yılından beri gül gibi köyünde “durmaktadır”. Kendisine “taşınacak suyun ve kırılacak odunun gösterileceği” günleri dört gözle beklemektedir.

Füsun Kılıçgedik – Boğaziçi Üniversitesi tarih mezunu. Çocuk ve Cihangir’de cafe sahibi.

Selen Akhuy – Murat’ı ve Erkan’ı BÜ dağcılık kulübü günlerinden beri tanıyor. DHKD’de çalıştı. Çeviri yapıyor, oğlunu okula gönderiyor. Her gün bir romanın ilk satırını yazıyor. Gözlerini kapadığında ot bahçesinde bir pamuk nine görüyor.

Yasin Sancak – Öğretmen. Go oynamayı ve bisiklete binmeyi sever.

Mete Hacaloğlu – Eş, baba ve oğul. 42 yaşında. Ekolojik yaşam, sürdürülebilir yerleşimler ve ekonomiler konusunda kafa patlatıyor ve çalışıyor. Marmariç’in insanlarını, kütüphanesini, ormanlarını ve taş mimarisini seviyor.

Pınar Anıl Hacaloğlu – Su’nun ekürisi ve Can’ın annesi. Alternatif eğitim çevrelerinde hasta Waldorf’çu diye geçer. Tenceresi de kuvvetlidir. İşine gücüne bakan, serin bir tiptir.

Mustafa Fatih Bakır –

Saydam Beyazıt –

Lale Pelin Beyazıt –

Hayrettin Çağrı Gürbüz –

Fahri Ulus Atayurt –

daha da bir sürü dost ve destekçimiz var…

Amacımız ne? Ne yapıyoruz? Nasıl yapıyoruz?

Bizi bir araya getiren amaç, kırda ortaklaşa bir yaşam kurmaktı. Bir yandan yaşamın getirdikleri, bir yandan da kendi tercihlerimizle yoğrulup gidiyoruz.

Kendimizi tarif ederken kelimelere pek güvenmiyoruz, çok farklı yerlere giden çok farklı hayallerin aynı sözcükler kullanılarak tanımlanmaya çalışılabildiğinin farkındayız.

Bir şeyin en doğru, tek doğru, olduğunu savlamıyoruz.

Bütün bunlar bizi birleştiren bir yolun olmadığı anlamına gelmiyor.

Tercihlerimiz var.

Yaşarken ve yaparken öğreniyoruz. Değişiyoruz.

Sıkıntımızın ve önem verdiğimiz şeylerin, bunlarla ilgili neler yapabileceğimizin ifadesini ararken Bill Mollison’ın vizyonu bize tercüman oldu. Borcumuzu ustanın kitabını dilimize tercüme ederek ödemeye azimliyiz. Pek çok taşın yerine oturduğunu görüyoruz. Permakültürü, yine kendi üslubumuzca ve kendi imkanlarımız (veya harekete geçirebileceğimiz imkanlar) çerçevesinde yapacaklarımızı belirleyip uygularken başvurduğumuz bir tasavvur etme ve tasarlama yöntemi olarak benimsedik.

Kalben, zihnen ve mekansal olarak bir arada oluşumuzun bir tarzı var:

Etkileşim biçimimiz, yani “fikirlerin, duyguların ozmosla bünyeden bünyeye geçişi”, zamana yayılan bir süreç… (Yeni bünyelerin aramıza katlımı da esasen bu sürece katılıma dayanıyor…)

Sözleşmesiz bir anlaşma içindeyiz, çünkü birbirimize karşı sorumluluğumuz, kendimize karşı sorumluluğumuz. Ve de tam tersi.

Birbirimizden hesap sormuyoruz, çünkü herkesin yapabileceği şeyi yaptığını kabul ediyoruz.

Birbirimize şunu diyebiliyoruz: Hata yapabilirsin, yine de benimle misin? Ben seninleyim, çünkü ben de ne kadar hata yaptığımı düşünürsem düşüneyim kendimle yaşamaya devam edeceğim.

Kökümüz, birlikte geçirdiğimiz zaman.

Gövdemiz, bulunduğumuz yerdeki varlığımız, yaptıklarımız, ortaya koyduklarımız.

Kollarımız, uzanabildiğimiz herkes.

Dönüm noktaları:

2003 – “Biz” diye konuşmaya başladık. İlk toplantıda Ümit, Füsun, Saydam, Pelin, Yasin, Erkan, Murat, Selen, Ufuk vardı. Semra, Mustafa, Seyran da toplantıyı izliyordu. Arazi arayışına başlandı, Ege bölgesine geziler yapıldı.

2003 sonbahar – Marmariç bulundu.

2004 – Ufuk ayrıldı, Mete ile Pınar aramıza katıldı. Böylece Hocamköy ve Harman girişimlerinin birikimi Marmariç bünyesinde yaşamaya devam ediyor. Dernekli köyü muhtarlığından Mersinli mevkiindeki terk edilmiş okul binası, lojman ve harman yeri 49 yıllığına kiralandı. Elma ve kiraz fidanları dikildi. Erkan ve Ümit yerleştiler.

2005 – Marmariç Ekolojik Yaşam Derneği kuruldu. Ev yerleri satın alındı. Zeytinlikler satın alındı.

2006 sonbahar – Akhuy ve Hacaloğlu aileleri İzmir’e taşındı.

2008 ocak – Erkan ve Mustafa, Australian Permaculture Research Institute tarafından Melbourne’de düzenlenen PDC kursuna katıldı.

2008 sonbahar – Yasin İzmir’e taşındı.

2009 ocak, şubat, mart – Mustafa Avustralya’da 3 ay permakültür stajı yaptı.

2009 kasım – UNDP GEF/SGP’ye sunduğumuz projemiz kabul edildi ve çalışmalara başlandı.